Hz. Süleyman bir peygamber çocuğudur. Onun babası da Davud (a.s) dır. Yüce Allah Hz. Süleyman (a.s)’a henüz çocuk yaşta adaletle hükmetme yeteneğini vermiştir.

Evet değerli arkadaşlar Hz. Davud (a.s)’ın hayatını anlattığımızda Hz. Süleyman’ın adaletle hükmetme vasfından söz etmiştik. Hatırlayacağınız gibi bir koyun sürüsü tarafından mahvedilen bahçe sahibi durumu Hz. Davud (a.s)’a bildirmişti. Hz. Davud; sürü sahibine zararı ödemesini hükmeder. Hz. Süleyman ise babasından söz isteyerek dava hakkında kendisi şöyle hüküm verir: Sürü bahçe sahibine verilsin. Bahçe sahibi koyunların sütünden yününden faydalansın. Sürü sahibi zarar gören bahçeyi alsın ve dünkü bozulmamış haline getirsin. Bahçe eski haline geldiğinde sahibine teslim ederek sürüsünü alsın” Hz. Süleyman (a.s)’ın çocuk yaşlarda verdiği bu hüküm tam adaleti sağlıyordu.

Ayrıca Yüce Allah, Süleyman (a.s)’a cinlere ve kuşlara hükmetme yetkisi vermişti. Kuran’ı Kerim’in bir ayetinde karıncaların dilinden anladığını öğreniyoruz. Hz. Süleyman Allah’a iyi bir kul olabilmek için şöyle dua ederdi:

-                           Ey Rabbim, bana lütfettiğin, babama ve anama bağışladığın bunca nimete şükretme duygusunu gönlüme yerleştir. Razı olacağın Salih amali işlememi bana kolaylaştır. Beni rahmetinle Salih kullarının arasına kat. (27-Neml: 19)

Hz. Süleyman Yüce Allah’ın kimseye bahşetmediği mülk ve saltanat sahibi idi. Hz. Süleyman pek geniş nimete sahip olmasına rağmen daima şükreden bir kul olmanın en güzel, en nadide örneğini vermesi gerçekten takdire şayan bir özelliktir. İnsanlık tarihinde hiç kimseye nasip olmayan bir saltanatın sahibi olmak ama bu arada Rabbine gerçek bir kul olma özelliğini de unutmamak, şükür borcunu hiç terk etmemek, bir insanın ulaşabileceği en üstün seviye olmalıdır.

Kuran’ı Kerimde Hz. Süleyman çevre ülkeleri İslam’a davet ettiğini öğreniyoruz. Sebe Melikesi Belkıs’ı İslam’a davet etmiş; daveti Belkıs tarafından kabul edilerek güneşe tapan Sebe ülkesi, güneşi yaratan Allah’a tapmıştır.

Hz. Süleyman’ın hayatında, bir İslam ülkesi yöneticisinin sahip olması gereken yönetici ruhunu öğreniyoruz.