SON KURBAĞA
-Afrika Masalı-
Bir zamanlar bir tek leylek kalmış
Afrika düzlüklerinde. Tek başına bir köyde yaşarmış. Kimi kimsesi, eşi dostu,
hısım akrabası yokmuş. Kurbağa yakalar, onunla beslenirmiş.
Kurbağaları severmiş sevmesine, ama o kadar çok avlarmış ki, sonunda nehirlerde hiç
kurbağa kalmamış.
Nehir kurbağaları bitince, göllere dadanmış. Oralardaki kurbağalar da tükenmiş.
Ama son kurbağa kendine bir çukur kazıp saklanmayı başarmış.
Yine bir gün leylek kurbağa peşinde dolaşmış. Bütün çevreyi kolaçan etmiş, ama
kurbağaya rastlamamış.
Akşam evine döndükten sonra çalı çırpı toplayıp ateş yakmak istemiş. Uzaklardan
kurbağa da dumanı görmüş, hava da iyice soğuduğundan gidip ateşin yanında
ısınmaya niyetlenmiş.
"Belki bir parça köz alır, ben de kendime ateş yakarım" diye düşünmüş.
Leyleğin evine gelmiş kurbağa ve kapıyı çalmış.
"Bana biraz ateş verir misin?"
"Kim o?" diye bağırmış leylek içeriden.
Kurbağa birden gerçek adını söylemeye korkmuş:
"İyiliksever Ana'yım ben."
Leylek odadan saygıyla yanıtlamış:
"İyiliksever Ana, kusuruma bakma bugün geç ateş yaktım. Daha otlar alev alamdı.
Bütün gün kurbağa peşinde dolaştım ve eve geç döndüm. Çalılar alevlenince sana
severek veririm elbet!"
Kurbağa buranın leyleğin evi oldğunu anlayınca, korkudan bayılıyormuş az kalsın.
Hızla oradan uzaklaşmış. Gerçek kimliğini sakladığını için de dualar etmiş.
İşte kurbağaların soyu bu nedenle tükenmemiş. Yoksa leylek son kurbağanın kendi
ayaklarıyla evinin kapısına kadar geldiğini fark etseymiş, dünyada kurbağaların
soyu da tükenecekmiş.