Ercan: Geçen hafta Fehim ile çalışma ve dinlenme metodunu Kuran ışığı altında öğrendik Ahmet.
Ahmet: Hıı Doğrusu merak ettim. Bir iki cümle bana özetleyebilir misin Ercan?
Ercan: Elbette. Müminler bir işten yorulduklarında, boş durmazlar iş türlerini değiştirirler. Örneğin: bedenen yorulunca, bedenlerini dinlendirirken zihnen yorulurlar. Yüce Allah Kuran’ı Kerimde geceyi dinlenmemiz gündüzü çalışmamız için yarattığını söylüyor. Sabahlara kadar oturup öğlenlere kadar yatmak bizim dinimize göre tasvip edilmeyen hayat nizamıdır.
Ahmet: Yüce Allah’ın bize öğrettiği yaşam şekli; şüphesiz en doğru olandır.
Ercan: Şüphesiz. Geçen hafta fehim zamanımızı en iyi nasıl değerlendirebiliriz diye sordu. Bende oldukça geniş kapsamlı bir konu olduğundan haftaya konuşuruz dedim.
Ahmet: Harika bir konu. Bu konu ile ilgili söyleyecek çok sözüm var.
Ercan: BU cevap beni rahatlattı. İnanıyorum ki fehim de radyosunun başında bizi dinliyordur.
Ahmet: Vehbi Vakkasoğlunun, “Öğretmenin not defteri” adlı kitabında şu cümleler beni çok etkilemişti: “ Basit insanlar zamanlarını nasıl geçireceklerini, üstün insanlar ise nasıl tasarruf edeceklerini düşünürler.
Ercan: Anlaşılan üstün insanların yapacak çok işleri var. Yapacakları iş için zamana ihtiyaçları var. Bu nedenle üstün insanlar için zaman en değerli nimettir. Bir daha ele geçmesi imkansız olana, bu bulunmaz nimeti insafsızca heder etmezler.
Ahmet: Aklıma Hz. Muhammed’in bir sözü geldi: “ iki nimet vardır ki, insanların çoğu bunlarda aldanmaktadır; bunlardan biri sağlık birde zamandır.
Ercan: sağlıklı ve boşa geçen zaman bir mümine asla yakışmaz. Enbiya suresi 1. ayeti kerimede “insanların hesap günü yaklaştı onlar hala gaflettedir.” Diyerek Allah Teala müminleri uyarıyor.
Ahmet: Öğrencinin üniversite sınavına giripte
sorulara hiç bakmadan çevresine bakması sınav süresini bomboş geçirmesi olacak
şey mi?
Ercan: Olamaz tabi; geleceğim söz konusu diyerek öğrenciler adeta zamanla
yarışır. Fakat insanların bir çoğu asıl geleceğimiz olan, sonsuza dek
yaşayacağımız cenneti kazanmak için hiçbir çaba sarf etmezler.
Ahmet: Çevremdeki insanları gözlemlediğim kadarıyla Müslüman olmayı reddetmiyorlar, hiç karşı çıkmıyorlar. Batıl din üzerine yaşarken Müslüman olarak yaşamayı hep ileriye bırakıyorlar. Okulda namaz kıldığımı gören arkadaşlar bana gıbda ediyorlar, hatta notlarımın yüksek olmasını namaz kılmama yoruyorlar. Hadi gelin beraber kılalım dediğimde: “ şimdi olmaz, abdesttim yok, pantolonuma çamur sıçramış olabilir gibi sözlerle kırk dereden su getiriyorlar. Hatta bir gün dördüncü sınıfın öğretmeni Neriman hanım kütüphanede namaz kıldığımı görünce; yüzümü iki elinin arasına sıkıştırarak alnımdan öptü. “Benim melek oğlum Allah kabul etsin dedi.” Bende : “annem; Allah için yapılan bütün ibadetleri Allah’ın kabul edeceğini söyler öğretmenim ve evde namaz kılarken annem kardeşlerime ve bana imam olur. Okulda da bize siz imam olur musunuz öğretmenim” dediğimde bana: “ şimdi olmaz ama Ahmet emekli olunca mutlaka başımı kapatıp namaza başlayacağım” dedi.
Ercan: Dün öldü, bugün ise can çekişmede, yarın henüz doğmadı, doğmayacak beklide. Gün bugündür, saat bu saattir. Yaşadığımız anın hakkını vererek Müslüman olarak yaşamalıyız. Peygamberimiz: “erteleyenler helak olmuştur.” Demiştir. Müminler hayırlarda yarışanlardır. Onlara her anlarını Allah’ın rızasını kazanmak için harcarlar. Hasan Basri: “Müminler sıradan insanların paraya olan hırslarından daha çok vakitlerine hırslıdırlar demiştir. Müminler son anlarında nasıl olacaklarsa her zamanları öyledir. Onlar ertelemeyi zaman yiyerek beslenen bir canavar gibi bilirler. Canavardan kaçar gibi ertelemekten, boş kalmaktan, faydasız işlerle uğraşmaktan kaçarlar.
Ahmet: Bilsen Ercan, arkadaşlarım ve Neriman öğretmen için en çok üzülüyorum. Doğrusu zaman zaman boşa geçen vakitlerime bende engel olamıyorum şu bilgisayar oyunları yok mu…… biliyorum zaman yiyen canavar olduğunu, ancak annem başıma dikelip “hadi oğlum unuttun mu mümin boş işlerden yüz çevirir” diyene kadar kalkamıyorum. Aslında bende bisiklet sürmekten arkadaşlarımla çocuk parkına gitmekten daha çok hoşlanıyorum. Böyle olmasına rağmen zaman zaman irademe hakim olamamama öyle kızıyorum ki……..
Ercan: Hz. Ömer hep şöyle dua edermiş: “ Yarabbi, senden zamanın iyisini ve vakitlerimi bereketli kılmanı diliyorum. zaman bizi tüketmeden biz onu tüketelim.” Diyormuş Hz. Ömer gibi dua ettiğimde inanıyorum ki Allah’ın yardımıyla zamanını çok daha iyi tüketeceksin. Şuurlu, şevkli, canlı, gayretli, dikkatli ve sorumluluk duygusu içinde Müslüman olarak yaşanırsa “şükür” de dahil her türlü borç ödenmiş olur.
Ahmet: Bizler geçen zamanımızın hep muhasebesini yapıp, daha iyi geçirmediğimiz için üzülürken; şu doğum günü, yıl başı gecesi kutlamaları yapıp bir yıl daha geçirdikleri için anlamsız mutluluk gösterisi yapanlara ne demeli.
Ercan: Ne demeli bilmeme ki! Gülüyorlar ağlanacak hallerine. İnsanlar Allah’ın terbiyesiyle kendilerini terbiye etmedikçe daha çok şaklabanlıklar yapacaklar.
Ahmet: Aslında iyi kullanılacak olsa ömür hiç kısa değildir. Günde beş sayfa kitap okunsa, ömür süresince bir kütüphane dolusu kitap okunur; günde beş satır yazılsa ömür süresince ciltlerle kitap yazılır. Bilmeliyiz ki kötülerin başarısı iyilerin tembelliğinde dir.
Ercan: Bu dünyadan pek çok insan geldi geçti. Şimdi biz geldik ve……… bize verilen imtihan süresi bitti bitecek. Kıyamet koptu kopacak. Hesap günü geldi gelecek. Her şey ama her şey bir hatırlatma. Tabutlar!.. Bu kaçıncı çağrı? Bu kaçıncı uyarı? İnsan duymuyor mu? Duymayacak mı? “Koşun kurtuluşa” diyen ağlayan ezanları!..
Ahmet: Dilerim, dilerim şuan bizi öğretmenimde dinliyordur.
Ercan: Amaç büyük görünen şeyi yapmak değil, ne kadar az olursa olsun, onu Allah için, Allah’a adına yapmak.
Ahmet: Allah için, Allah adına ilk ne yaparak başlamak gerek?
Ercan: ben hep bunu bildim hep bunu söylerim. Yaratan rabbin adıyla, bilmediklerimizi bize öğreten, kitabullahı okuyarak başlamalıyız. Bir hareketi ibadete dönüştüren yegane iksir şuurdur. İnsanı şuurlu kılan ise ilimdir. İlmini bilmeden bir toplu iğne bile yapılamazken ilmini bilmeden nasıl Müslüman olunur…
Ahmet: Bu çok doğru.
Ercan: İstersen Ahmet sohbetimiz Asr suresini okuyarak bitirelim. (dua okunacak) bismillah. vel asr…. Mealini de sen oku istersen……..
Ahmet: Asra andolsun ki insan ziyandadır. Ancak iman edip Salih amel işleyen birbirine sabrı ve hakkı tavsiye edenler müstesna.
Ercan: İşte boşa gitmeyen zaman bu surede gizlidir. İman edip Salih emel işlemek, insanlara hakkı ve sabrı tavsiye etmek… bunun ötesinde vakit harcamaktan Allah’a sığınırım.
Ahmet: Bende…….