Ahmet:  Ercan hani geçen hafta seninle tatil hakkında konuşmuştuk ya….

Ercan:   Evet.

Ahmet:  Ve yüce Allah müminlere bir işten yorulduğunuzda, başka bir işe yönelin, diyerek yol gösteriyor demiştik.

Ercan:   Evet Ahmet….. müminler aylak aylak vakit geçirmez.  Onlar yorulduğunda öğlen sularında veya gece uyuyarak dinlenirler.

Ahmet:  Doğrusu ben uymadan boş boş yatıp da dinleniyorum diyen bir çok insan gördüm.

Ercan:   Bedenen çok yorulduğu için uzanılarak dinlenilebilinir. Ancak o esnada kişi bir iki ayeti kerime ezberleyerek yada kitap okuyarak daha verimli hale gelmeli. Hem bedenen hem de ruhen  yorulduğunda vücut uyuyarak dinlenmeli

Ahmet:  Hıım evet bu şekilde insan zamanını çok güzel kullanmış olur.

Ercan:   Zaman bize verilen en değerli nimetlerdendir. Bu nedenle zamanımızı çok dikkatli ve metotlu kullanmalıyız.

Ahmet: Sınavlarda zamanın kıymetini çok daha iyi anlarız değil mi? 5-10 dk. Çok daha iyi yazılı kağıdı vermemize neden olabilir.

Ercan:    Dünya bir sınav solunudur. Ve bütün insanlarda sınavdadır. Herkesin ancak belirli bir vakti vardır. Kişi sahip olduğu bu kısıtlı vaktini nasıl boş geçirir anlayamam. Dahası bu sınavın sonucu beş almanın ötesindedir.

Ahmet: Biliyorum ötesini Ercan, sen cennetten söz ediyorsun.

Ercan: İnsanlar Müslüman olarak yaşayınca öldükten sonra şüphesiz cennetle mükafatlanırlar. Ve Allah’ın istediği gibi yaşadıklarından dünyada da güzel yaşam şekline yine onlar sahiptirler.

Ahmet: Ne güzel şey Müslüman olmak. Yüce dinimizi gösteren Allah’a ne kadar şükretsek azdır.

Ercan: Her gün bir miktar Kuran’ı Kerim ve hadisi şerif okuyarak İslam dinini öğrenmeye çalışırken, diğer bir yandan da  batıl dinler hakkında bilgi ediniyorum. Hiçbir batıl dinde zamanımızı nasıl daha iyi kullanabileceğimiz nasıl ve ne zaman dinlenebileceğimiz hakkında bize bilgi verilip yardımcı olunmaz.

Ahmet: Nasıl yani? Sen öğlen sularında ve gece uyuyarak dinlenilir derken bunu yüce Allah’dan öğrendiğini mi demek istiyorsun.

Ercan:  Elbette bu bilgiler Kuran’ı Kerimdendir.

Ahmet: Doğrusu dinlenme vakitlerinden söz eden ayeti kerimeleri bilmek isterdim.

Ercan:  Bu konu ile ilgili bir çok ayeti kerime vardır. Örneğin: Furkan suresi 47. ayette yüce Allah şöyle buyuruyor: “geceyi örtü, uykuyu dinlenme ve gündüzü de çalışma zamanı yapan Allah dır.”

Ahmet: Peki Ercan öğlen vakti uyunacağına dair bir ayeti kerime var mı?

Ercan:  Bir ayeti kerime var ki, açık açık öğlen vakti uyuyun demese de, uyunacağını ima ediliyor.

Ahmet: O ayeti de bana söyler misin Ercan.?

Ercan:  Nur suresi 58. ayeti kerimede: “… Çocuklarınız (odanıza girmek için) sizden 3 vakitte izin istesinler. Sabah namazından önce, öğlen sıcağında elbisenizi çıkardığınız sırada ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için 3 eksikli, açık bulunabileceğiniz bir vakittir…”  işte bu ayette sözü edilen 2 vakit, yani sabah namazından önce ve yatsı namazından sonra ki gece vakti, uyku vaktidir. Öğlen vakti de ayette elbisenizi çıkardığınız vakit derken uykudan söz edilse gerek.

Ahmet: Evet insan odasında elbisesini çıkarır ve pijamasını giyer. Uyku esnasında da kendini kontrol edemediğinden dolayı anne-babanın odasına izinsiz girilmez.

Ercan:  Bu gün Tıp da öğlen uykusunun sağlığa çok faydalı olduğunu tespit etmiştir. Sabahtan öğlene kadar yorulan vücut öğlen sularında yarım saat-bir saat uyuduğun da akşama kadar olan vakti yeni bir günmüş gibi zinde ve verimli geçirirmiş.

Ahmet: Ama Ercan genelde insanlar öğlene kadar uyuyor birde öğlende nasıl uyur?

Ercan:  İnsanların öğlene kadar uyumalarının sebebi gece 1’ e 2’ ye kadar oturmalarıdır. Oysa biraz önce ki okuduğun Furkan Suresi 47. ayette gecenin dinlenmemiz için olduğunu öğrendik. Oysa batıl düzende  insanlar sabahlara kadar oturur, sabah namazı saatinde yani güne başlama saatinde ise insanların çoğu uykudadır. Namaza kalkan insanların çoğu da tekrar yatar. Dolayısıyla öğlen vakti vücut yorgun olmaz.

Ahmet: ama ben tanınmış ünlü  bir iş adamının başarısının sırrını açıklarken; akşam erkenden yattığını, sabah gün doğunca kalktığını ve şartlar ne olursa olsun öğlen yemeğinden sonra uyuduğunu okumuştum. Toplantılarını, randevularını öğlen uykusunu engellemeyecek şekilde ayarlarmış.

Ercan:   Yüce Allah’ın öğretisinde olduğu gibi dinlenmek-Uyumak ve çalışmak şüphesiz başarının anahtarıdır. İnsanlar bu şekilde zamanını çok daha güzel kullanır. Zaten tıpta gece ve öğlen uykusu dışında ki gündüz uykusunun bebekler ve çocuklar dışında insan vücudunu dinlendirmediği tespit  etmiştir.

Ahmet: Bu gerçeğe yürekten inanıyorum. Ne zaman geç kalksam hiç dinlenmediğimi hissediyorum. Evdeki konuşma, kapı, su sesleri, kapı zili ve telefon zili sesi, televizyon, radyo sesi olunca insan nasıl dinlenir. Dinlenmediğim gibi yaptıkları sesten dolayı bütün ev halkına öfkeli olarak uyanıyorum.

Ercan:  Bu konu ile ilgili Benjamin Franklin’in de güzel bir sözü de vardır. “Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı becerikli ve zinde yapar.” Zaten seninde tespit ettiğin gibi öğlene kadar uyumak dinlendirmediği gibi gece dokuzdan ondan sonra oturulunca hiçbir iş yapılmıyor, verimli olunmuyor.

Ahmet: Sanırım gece dokuzdan sonra insanların çoğu televizyona bakıyor.

Ercan: Hıı sanırım…. Çünkü Türkiye dünyada en çok TV izleyen milletmiş. Sabahlara kadar televizyon izleyen gün doğduktan sonra en az dört beş saat daha uyuyan insanlardan oluşan bir ülke, diğer ülkelerin egemenliği altında kalmaya mahkumdur.

Ahmet: Şimdi ne düşünüyorum biliyor musun Ercan?

Ercan:  Ne düşünüyorsun?

Ahmet: Kuran’ı Kerim in önemini düşünüyorum. Bir iki ayet bile ne kadar önemli. Bak bugün öğrendiğimiz 2 ayeti bile yaşamadığımız zaman ne kadar kötü bir tablo ortaya çıkıyor.

Ercan: Haklısın en değeli nimetimiz elden puf diye gidiveriyor. Zamanımız hiç oluyor. Oysa yüce rabbimiz bizi felakete götürecek bütün yolların önünü tıkamış.

Ahmet: Rabbimiz bizi felakete götürecek bütün yolların önünü tıkamış ama bizler Kuran’ı kerimi okumasak felaketin, felaket olduğunu bile bilemeyiz. İstersen Ercan radyomuzun mikrofonundan bütün inananları Kuran’ı Kerim okumaya davet edelim.

Ercan: düşünün bir kere değerli dinleyiciler, değerli arkadaşlar; bizleri yaratan Allah mı yoksa Allah’ın yarattığı insanlardan birileri mi bizim için en güzel dini seçebilir. Bir varlığı yaratıcısından daha iyi kim tanıyabilir?

            Düşünün bir değerli arkadaşlar satın aldığımız bir çok ürünün üzerinde kullanma talimatı vardır. Aldığımız ürünü en iyi ; ürünü meydana getiren firma bildiği için, ürünü en iyi şekilde tüketmeyi de üretici firma bilir.

            Bizleri yaratan Allah  şüphesiz bizlere en yakışır dini de bilendir. Allah’ın gösterdiği din  şüphesiz insanların dünya- ahret kurtuluşudur.  

Ahmet: Ercan daha üretken olmak için nasıl ve ne zaman çalışacağımızı, ne zaman dinleneceğimizi öğrendik. Peki zamanımızı en iyi nasıl tüketebiliriz birazda bu konuda konuşmak ister misin?

Ercan: İstersen Ahmet bu geniş ve kapsamlı konuyu  haftaya bırakalım .Zamanı en iyi şekilde kullanma konusu öyle yabana atılacak, bir iki cümleyle geçiştirilecek   gibi değildir.

Ahmet: Öyleyse programımızın diğer bölümlerine geçelim.

Ercan:    Hadi geçelim…