Ahmet: Biz oldukça iyi arkadaşız Ercan; fakat henüz birbirimizin ailesini tanımıyoruz.
Ercan: Haklısın… bir gün bize gelirsen seni ailemle tanıştırırım Ahmet.
Ahmet: Aaa evet bu çok iyi fikir, bak bu benim aklıma gelmemişti. Bende aile resimlerinden birkaç tane getirmiştim.
Ercan: Bakayım…. Hıım, bu annen, baban ve bunlarda kardeşlerin. Şu resme bak Ahmet elin yanağında, dirseğin dizinde, oturmuş ne düşünüyorsun?
Ahmet: A aa evet tam bir düşünce pozisyonu, hani Bakırköy akıl hastanesinin önündeki heykel gibi.
Ercan: O heykeli hastanedeki hastalar yapmış diye biliyorum.
Ahmet: Evet evet babam o heykelin: “ hastaların biz düşüne düşüne bu hale geldik sizde her şeyi inceden inceye düşünürseniz bizim gibi olursunuz” mesajını verdiğini söylemişti.
Ercan: Hııı tam akıl hastalarına yaraşır bir mesaj. Zira insan aklını kullanıp düşünerek doğrulara ulaşır. Düşünmek farzdır Ahmet. Rad suresi 3. ayeti kerimede yüce Allah düşünüp ibret almamızı istiyor. Mealen şöyle deniyor: “ yeri döşeyen, onda duraklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çift çift yaratan odur. Geceyi de gündüzün üzerine o örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için ibretler vardır.
Ahmet: Eveet eveet düşünmeyen insanlar ise bu ibret verici olaylardan asla faydalanamayacaklar. Peki her düşünen doğruyu bulabilir mi Ercan?
Ercan: Vahye göre düşünülürse, yani Kuran’ı Kerimi ölçü alırsa elbette doğruya ulaşır. Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir: “insan olarak yaratılmak ayrıcalıktır. Düşünen insan olmak daha önemli bir ayrıcalıktır. Ancak doğru düşünmek en yüce, en onurlu bir ayrıcalıktır.
Ahmet: Yaratılanlar içinde yalnızca insana düşünmek gibi yüce bir meziyet verilmiş, doğru düşünebilmesi için Kuran’ı Kerim indirilmiş ve örnek peygamberler…. Hala yaratılış gayesini düşünmeyenlere, Allah’ın hükümleri dururken insanların koyduğu hükümleri düşünmeden boyun eğenlere yazıklar olsun.
Ercan: Aklıma cehennemdeki insanların durumunu anlatan mülk suresi 16. ayeti kerime geldi. “dinleseydik veya akıl etseydik (yani düşünseydik) ateşin yaranı olmazdık.
Ahmet: mükemmel bir ayeti kerime düşünüp akıl edince; doğru yola ulaşarak hem cehennemden ateşinden korunacağım hemde dünyamı cehenneme çevirmeyeceğim.
Ercan: Enfal suresi 22. ayeti kerimede yüce Allah şöyle buyuruyor: “Allah katında canlıların en kötüsü düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.
Ahmet: Düşünmeyen insan Allah katında canlıların en kötüsü hııı? Meğer rabbimiz düşünmeye ne çok önem veriyor. Yani fanatikler fanatikler Ercan, Allah katında en kötü insanlar.
Ercan: Fanatik, mutaassıp; düşünmeden körü körüne bağlanan, aklını devre dışı bırakıp akıl etmeyen insan demek olduğuna göre; fanatikler ve mutaassıplar Allah katında en kötü canlılardır.
Ahmet: Mutaassıp da mı fanatik gibi, ben onu Müslümanlar için kullanılan iyi bir sıfat sanıyordum.
Ercan: Gayr-ı Müslimlerin, Müslümanlara taktıkları kötü bir lakap. Ancak cahil, imanın gereğini düşünüp, akıl etmeden Müslüman’ın diyen insanlar benimsemişler ve kabul etmişler.
Ahmet: Mutaassıp gibi çok kötü bir sıfatı kabul eden gerçekten mutaassıp dır.
Ercan: Bence de.
Ahmet: Fanatik de çok kötü bir anlama geliyor. Fakat farkındaysan televizyonda güç kuvvet demekmiş gibi ses montajları yapıp “fanatik… kanında var” gibi slogonik cümleler kullanılıyor.
Ercan: Ahmet fanatik sözcüğünü şu sıralar futbol takımlarına çok önem verenler için kullanılıyor. Televizyonda ki “fanatik…kanında var“ sözünü “düşünmeden körü körüne bağlanan, deli, aklını kullanmayan, akılsız, budala, ahmak kanında var” diye açsak, fanatik Beşiktaşlılar, Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar acaba biraz düşünüp akıl ederler mi?
Ahmet: Sanmam o kadar akıllarını kullanan kişiler olsalar altı üstü bir oyun için onca zamanlarını, paralarını, futbol için tüketmezler. Spor güzeldir, spor yapmak gerekir. Fakat günümüzdeki insanlar futbola spor değeri vermiyorlar.
Ercan: Çok haklısın, farkındaysan iki kişi bir araya gelse takımların durumundan, atılan gollerden söz ediyor. Bir Müslüman’ın gündemini asla bir spor dalı oluşturmamalı. Bizim bir yaratılış gayemiz var, dünya bir oyun eğlence mekanı değil. Müslümanların gündemi nasıl Allah,’ın rızasını daha çok kazanırım? Bu dünyada nasıl daha faydalı bir insan olabilirim. Bir gün ömrüm dolacak, öyle bir eser bırakmalıyım ki ben öldükten sonra insanlar ondan faydalansın, amel defterim kapanmasın, sevap hanem ben öldükten sonrada işlesin. Yok bunlar Ahmet, asıl gündem konusu daima futbol…
Ahmet: Fanatik bunlar Ercan fanatik. Bunlar mutaassıp.
Ercan: Fanatiğim derken göğsü kabara kabara, gururla söyleyen, fanatiği oldukça bol bir toplumda yaşıyoruz. Çok düşünüp çok temkinli gençler olmalıyız.
Ahmet: “Akıllı düşünene kadar; deli, oğlunu evlendirmiş.” “Çok düşünme dünyayı sen mi kurtaracan?” “Çok düşünürsen kafayı yersin.” Gibi sözlere inat Allah’ın istediği gibi doğru yolumda Müslüman olarak kalabilmem için hep düşünecek, uyanık olacağım.
Ercan: Ne mükemmel bir karar. Bize lanse edilenleri Allah’ın ayetlerine göre değerlendirip, yanlış olana uymamalıyız. Son günlerde gençlik bankacılığının reklamı var televizyonda. Bir çok gencin rol aldığı reklam filimin de gençler çılgınca oynayıp koşuyorlar, müthiş bir hareket var. Sanki gençler düşünmeyen, akletmeyen, işe yarar hiçbir şey yapmayan, sadece tepinen insanlarmış gibi lanse ediliyor.
Ahmet: Oysa peygamberimiz: gençken yapılan ibadet; Güneş’e, orta yaşta yapılan ibadet Ay’a, yaşlıyken yapılan ibadet yıldıza benzer demiştir.
Ercan: Çok haklısın; örneğin anneannem namazını oturarak kılıyor. Namazın farzı olan secdeye bile varamıyor. Şüphesiz Allah gücümüzün yetmediğini bizden istemez. Ama gücümüzün yettiği şu zamanlarımızın önemini bilmeliyiz.
Ahmet: Seninle sohbete doyum olmuyor Ercan ancak biliyorsun süremiz kısıtlı.
Ercan: Haklısın hadi diğer bölümlerimize geçelim.