Ahmet: Bugün programımıza bir arkadaşımı konuk olarak davet ettim.

Ercan: Hani nerde?

Ahmet: Bilemiyorum buluşma yerine gelmedi.

Ercan: Acaba bir problem mi oldu?

Ahmet: Şayet dediğin gibi olsaydı Radyoyu araması gerekmez miydi?

Ercan: Sen arasaydın Ahmet.

Ahmet: Aradım evde yoktu. Ancak “annesi radyoya geleceğinden haberim yok, halasına gitti. ”dedi. Halası bu gün aramış çocuklarını pikniğe götürecekmiş. Arkadaşım Sertac ı da davet etmiş.

Ercan: sanırım arkadaşın eğlenceli olanı tercih etmiş.

Ahmet: önce kötü bir şey olmadığı için sevindim ama sonra Sertac ın sözünde durmaması beni çok üzdü. Saat 90:00 da kapalı çarşının önünde buluşacaktık. Radyoya bir saat önce gelip Sertaç’ın provasını dinleyecektim. İlk kez radyo evini göreceği için böylecede heyecanıda diner diye düşündüm. Kapalı çarşının önünde tam 45 dakika bekledim.

Ercan: bundan böyle sertaçla birlikte bir şeyler yapmanın planını kurabilir misin?

Ahmet: bundan böyle sertaç a güvenemem ki… kendi sözüne değer vermeyen bir kişinin sözüne, ben nasıl değer verip güvenebilirim ki?

Ercan: “öl söz verme öl sözünde dönme”

Ahmet: çok güzel bir söz. Ercan, insanlar verdikleri sözde durmayınca hem kendi değerlerini düşürüyorlar hemde başkalarına zarar veriyorlar. Bu gün sertaç ın sorumsuzluğu yüzünden 1,5 saatim heder oldu, o sürede matematik ödevimi bitirirdim. Kahvaltımı ailemle beraber yapar ayrıca annemin vaktini almazdım.

Ercan: 1,5 saat gerçekten çok büyük bir zaman kaybı.  Giden zamanı asla geri getiremeyiz.. bak ben ne yapıyorum Ahmet.  Her halükarda yanımda bir kitap bulunduruyorum; otobüs durağında otobüs beklerken, otobüste, hasta hane de  sıra beklerken…. Nerde boş kalırsam hemen kitabımı çıkarıp okuyorum. Böyle olunca beklemekten doğan sıkıntıyı yaşamadığım gibi, inanamayacağın kadar fazla kitap okuyorum. Meğer bu beklemeler ne kadar çok zaman alırmış. Okuduğum kitaplar bunun göstergesi.

Ahmet: hıııım bu güzel fikir. Zaman hırsızlarına karşıda alınacak en ideal önlem olsa gerek.

Ercan: sözünde durmayan insanlar karşıdakini yalnızca zaman konusunda zarara uğratmazlar. Söz verdiği tarihte borcunu ödemeyerek maddi zarara da uğrata bilirler. Hepsinden öt daima hüsrana uğratırlar. Ya kendisine verdiği zarar karşıdakine verdiği zarardan çok daha fazladır.

Ahmet: elbette çevresi tarafından güvenilmeyen, sevilmeyen insan olmak az zarar değildir.

Ercan: ya Allah indinde kul statüsüne dahi sokulmamak…….. İşte bu hiçbir zararla  mukayese dahi edilemeyecek kadar büyük bir zarardır. O rahman’ın kulları, yani mümin insanlar söz verdiklerinde; sözlerinde dururlar.

Ahmet: Alemlerin yaratıcısı Allah ne büyük, ne yücedir. Her emrinde adalet, hak ve güzellik vardır. Her bir emri; toplumsal ahengin, huzurun temel taşıdır. Rabbimi tanıdıkça O’na olan hayranlığım , içimi titreten sevgim daha da artıyor. Söz verildiğinde, sözünde durmanın, Allah’ın emirleri arasında olduğunu ilk kez öğreniyorum.

Ercan: nasıl ki yüce Allah namaz kılmamızı farz kılmıştır, söz verdiğimizde sözümüzde durmamızı da farz kılmıştır.

Ahmet: yani sözünde durmak namaz kılmak kadar vazgeçilmez bir ibadettir.

Ercan: aynen öyle.

Ahmet: sözünün eri olan kişiler şimdi gözümde bir başka değer kazandı.

Ercan: verdiği sözden asla dönmeyecek olan, sapma göstermeyen Allah’ın sözleri… işte o sözleri…. Allah’ın sözlerini can kulağıyla dinlemeliyiz. Her bir söz üzerinde  uzun uzun düşünüp, her sözünü hayatımıza geçirmeliyiz. Kuran sadece okunmaz., Kuran sadece dinlenmez, Kuran yaşanır… Kuran’ı buram buram yaşayanlar, Allah’ın gayr-i Müslimlere vaad ettiği cehennem ateşinden kendini korumuş.

Ahmet: Sözlerin en güzeli Allah’ın sözleri… her gün ama her gün mutlaka Allah’ın sözlerine kulak vermeliyiz. Allah’ın sözlerini okumadığımız tek bir gün bile olmamalı. Diğer okuduğumuz kitaplar ise Allah’ın sözlerini daha iyi anlamamızı sağlayan cinsten olmalı

Ercan: İnsanların içinde en güzel sözlü kimdir bilir misin Ahmet?

Ahmet: Bilmem.

Ercan: Ben Müslümanlar dan’ım deyip Müslüman olarak yaşayanlardan daha güzel sözlü kim olabilir?

Ahmet: Ne güzel şey Müslüman olacağımıza dair söz verip , sözümüzde durarak yaşamak.

Ercan: Ne güzel şey Müslüman olmak…. Dünya ahret kurtuluşa ermek.