Ahmet: Ercan, iki Müslüman karşılaştığında nasıl davranmalı? Yüce Allah buna ölçü getiriyor mu.? Peygamberimiz karşılaşmalarda nasıl davranmış?

Ercan: Her konuda olduğu gibi Yüce Allah bu konuda da bize yol göstermiştir. Peygamberimiz; “yaptığınız taktirde sevineceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın.” Demiştir. Yüce Allah nur suresi 27. ayeti kerimede “ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleriyle alışkanlık sağlayıp, izin almadıkça ve onlara selam vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır.” Diyor.

Ahmet: “Selamünaleyküm” diyeceğiz yani…. Büyüklerimin bu sözü sık sık kullandıklarını duyuyorum. Ancak ne anlama geldiğini bilmiyorum. Selam ne demektir.

Ercan: Es-Selâm; Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Selam sahibi, yani her çeşit ayıptan selamette, her türlü afetten beri demektir. Böylece Es selamünaleyküm demek yani Allah’ın muhafaza ve koruması senin üzerine olsun, Allah la beraber olasın demek.

Ahmet: Ne güzel manası varmış. Ben bir insanın diğer insana bundan daha güzel dua yapacağını düşünemiyorum.

Ercan: Bence de…. Şimdi buradan bütün Müslüman kardeşlerimi selam vermeye davet vermek geldi içimden. Hadi değerli dinleyiciler gelin bundan böyle karşılaşmalarımız telefonla olsun, mektupla, E-maille yada yüz yüze olsun her zaman birbirimize selam vererek konuşmamıza başlayalım.

Ahmet: Bu harika bir şey Ercan, karşılaştığımız insana ilk sözümüz Selma olunca onun bize karşı kızgınlığı, kini varsa bile bu sönüverir; ne söyleyeceğini şaşırıp ufku tutulur.

Ercan: Aaa evet…. Senin bu sözün bana Furkan suresi 63. ayetini hatırlattı. “O rahmanın kulları… caliler onlara söz attıklarında selametle derler.”

Ahmet: Kendilerine söz atsa bile selam vererek dua ederler haaa….. bu doğacak kavgaları, tartışmaları ve kötü şeyleri baştan önler.

Ercan: Evet evet zaten Müslümanların cahillerle tartışacak, kavga edecek vakti yoktur. Onun yapması gereken bir çok Salih amel varken karşısına çıkan cahillerle maliyane de bulunmaz, bir güzel dua ile başlarından geçiştiriverir.

Ahmet:  Çok güzel bir taktik.

Ercan:  Biliyor musun Ahmet bir hadisi şerifte öğrenmiştim; Yahudilerin en çok kıskandıkları şey Müslümanların selamlaşmalarıymış.

Ahmet: Tabi canım kim muhalifinin bir birine dua edecek kadar sevgiyle kenetlenmiş bir güç yumağı olması ister. Peki Ercan bize verilen selamlar karşısında yapmamız gereken en doğru davranış nedir.

Ercan: Bu sorunun cevabını Nisa suresinin 86. ayetinde Yüce Allah veriyor: “size bir selam verildiği zaman ondan daha iyisi ile selam verin veya anıyla mukabele edin.”

Ahmet: “ondan daha iyisi ile” diyor. Selamdan daha iyisiyle nasıl mukabele edebiliriz?

Ercan: aleykümselam ve rahmetullahu ve bereketu diyebiliriz. Sadece “aleykümselam” desek bile yüzümüze tebessüm ve memnuniyet belirtisi ekleyebiliriz. Yada “Aleykümselam” dedikten sonra hatır sorar ilgileniriz. Ancak Resulullah “Allah’a en makbul insan, karşılaşmada selama önce davranandır demiştir.

Ahmet: Bazen eski bir arkadaşına rastlarsın görmezlikten gelir. Burun buruna gelsende konuşmaz… insan nasıl bozuluyor… öyle durumlarda demek ki hiç karşıdan beklemeden selam vermeliyiz.

Ercan: Dahası ondan önce davranmak için atik olmalıyız.

Ahmet: Haklısın işin ucunda Allah katında en değerli insan olmak var.

Ercan: Bundan böyle kaptırmayız bu fırsatı kimseye

Ahmet: Başkalarıyla karşılaştığımda ilk Selam veren ben olacağım, fakat seninle karşılaşmalarımda bu fırsatı kaçırcam diye korkuyorum.

Ercan: Bir iki fırsak kaçırsak da, yaşıyoruz hayattayız ve Allah2ın rızasını kazanmamız için başka fırsatlarımızda var.

Ahmet: Dilerim hiçbir fırsatı kaçırmayız.

Ercan: İnşallah!!