Ercan: Seni iyi gördüm Ahmet. Allah’a şükür iyileşmişsin.

Ahmet: Çok şükür iyiyim, kalmadı bir şeyim.

Ercan: Ağır bir grip geçirdin. Çarşamba günü seni ziyarete geldiğimde bütün ev halkı endişeliydi. Doğrusu bende endişelendim.

Ahmet: İki üç saat ateşim düşmeyince çok üzülmüşler. Ben pek kendimde değildim. İkindi ezanı okunurken yatakta kendimi çok bitkin hissettim. Uyursam dinlenirim, namazımı rahatlıkla kılarım diye düşündüm. Uykuda sayıklamışım ateşim çok yükselince annemle abim bana soğuk duş aldırdılar. Yatağıma yattığımda gözlerimin kapanmasına hakim olamadım. Akşam ezanının sesiyle uyandım. İkindi namazımı kılamadığım için çok üzüldüm.

Ercan: Üzülme Ahmet. İkindi namazının kılamaman iradenin dışında gerçekleşti. Yüce Allah irademiz dışında yaptıklarımızdan bizi sorgulamaz.

Ahmet: Ama Ercan abi babam bana namaz kılmayı öğrettiği zaman Kuran’ı Kerim getirdi ve bir ayet okudu. Ayet savaşta nasıl namaz kılınması gerektiğini anlatıyordu. Babam: “bak yavrum hayatında büyük meşakkatler olsa da namazını mutlaka kılmalısın. Her an düşmanın saldıracağı bir ortamda bile silahın üzerinde, temkini elden bırakmadan namazını kılmalısın. Namaz İslam dininin direğidir. Müslüman olduğumuz namaz kılmamızdan belli olur” demişti.

Ercan: Çok doğru, yüce Allah Kuran’ı Kerimde cennete gidecek insanların vasıflarını sayarken hep, “onlar namazı kılarlar, namaza devam ederler, namazı vaktinde dosdoğru kılarlar” gibi ifadeler kullanırdı. Şüphesiz her cennete giden insan namaz kılandır. Ancak her namaz kılan cennete gitmez.

Ahmet: Biliyorum, gösteriş için namaz kılanlar, şuursuzca namaz kılanlar veya Allah’ın diğer emirlerine uymayanlar kıldıkları namazdan ecir almazlar.

Ercan: Şunu da bilmeni isterim ki Ahmet; bayılmak, uykuya dalmak, unutmak gibi irademiz dışı namazlarımızı kaçırmamızda bize vebâl getirmez. Senin namazını kaçırdığın gün, ziyaretine geldiğim için biliyorum; ateşin çok yüksekti sayıklıyordun. Zaman kavramını idrak edecek durumda değildin.

Ahmet: Akşam namazımı da başım döndüğü için abdest alamadan, ellerimi duvara sürerek teyemmüm edip namaz kıldım.

Ercan: Abdest, namazın farzlarındandır. Ancak güç yetiremediğimiz durumlarda yüce rabbimiz bize ne güzel kolaylıklar sunmuştur.

Ahmet: İyileşince teyemmüm ayetini tekrar okudum. “Allah’ın muradı sizi sıkmak değildir. O sizi tertemiz yapmak ve üzerimizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki şükredesiniz.”

Ercan: Başın dönüp, ayakta duramadığına göre yatakta mı namaz kıldın?

Ahmet: Kıyam, Rûkû, Secde namazın farzlarından, biliyorum ama yapamadım. Çünkü hareket ettikçe midem bulanıyordu.

Ercan: Korku anında, rabbimiz bize yürüyerek yada binek üzerinde namaz kılmamıza izin vermiş. Yürüyerek binek üzerindeyken de rûkû, secde gibi namazın farzlarından vazgeçeriz. Ama namazdan asla vazgeçemeyiz.

Ahmet: Bize bunca nimet veren Rabbimiz için namaz kılmak ne büyük güzellik.

Ercan:Mehmet Alağaş’ın dediği gibi cennette bile böyle bir imkanımız olmayacak.

Ahmet: Namaz Allah’ın kulunu kendisine davet etmesi gibi gelir bana. Sevdiğim bir insan bile beni kendine davet ederse nasıl zevkle giderim. Namazda çok sevdiğim rabbimin daveti. Ona nasıl icabet etmem...

Ercan: Hastalık vs. gibi engeller çıkacakta namaz kılamayacağım diye çok korkuyorum. Bunun için İbrahim (a.s)’ın duasını ediyorum. “Rabbim benim namazı devamlı kılanlardan eyle” diyerek Allah’tan yardım istiyorum. 

Ahmet: İbrahim (a.s)’ın duasını bundan böyle bende yapacağım.

Ercan: Herkesin dirileceği o gün namaz kılanlarla kılmayanlar nasıl birbirinden ayrılacak biliyor musun?

Ahmet: Hayır bilmiyorum. Hadi bana anlat.....

Ercan:O gün namaz kılmayan gar-i Müslimler ; tıpkı dünyadaki durumları gibi dirilecekler. Onlar dünyada Allah’ın gösterdiği dos doğru yolda yaşamadılar. Şaşkın şaşkın sürekli hata yaparak neyin doğru neyin yanlış olduğunu idrak edemeden yaşadılar. Dirildikleri o günde aynı şaşkınlıkla: “bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?” diyecekler.

Ahmet: Peki ya müminler, müminlerin durumu nasıl olacak?

Ercan:Müminler hayatları boyunca kıyamet gününe inandıkları için şaşırmayacaklar. Bu bize Allah’ın vaad ettiği diriliş günüdür diyecekler. Ve hemen secdeye kapanıp Allah için namaz kılacaklar. Müminlerin kendinden emin rahat durumlarını gören kafirlerde namaz kılıp secde etmek isteyecekler ancak buna güç yetiremeyecekler. Çünkü onlar yeryüzünde namazla emrolundukların da, kendi istekleriyle namaz kılanlardan olmamışlardı.

Ahmet: Dünyada insanlara bakınca namazından insanların dini anlaşılıyor. Demek ki ahrette de namazdan anlaşılacak. O gün namaza güç yetirememekten Allah’a sığınırım.

Ercan: Bende namazsızlıktan Allah’a sığınırım.