Ahmet: Kardeşim yedi yaşında Ercan. Biliyorum artık onun namaz kılması gerekiyor. Fakat o bunu idrak edemiyor. Onun için çok üzülüyorum.
Ercan: Namaz kılmak kolay bir ibadet değildir Ahmet. Günde beş kez unutmadan, aksatmadan düzenli bir şekilde Allah’ın huzuruna durmak gerçekten azim ve sabır gerektirir. Azim ve sabır göstermek ancak halis müminlere zor gelmez.
Ahmet: Kardeşim küçüklüğünden beri her namaz kılanla beraber namaz kılardı. Her zaman sonunu getiremezdi ama ne zaman kâmet sesi duysa koşa koşa oyununu bırakıp gelirdi.
Ercan: Ne güzel, kardeşinin namaz kılması pek zor olmayacak demektir.
Ahmet: Bilemem. Dilerim öyle olur. Şimdiye kadar zevkle namaza gelirdi ama artık büyüdü; namaz için gerekli olan farzları yavaş yavaş yerine getirmeli. Mesela her namazdan önce abdest almalı, oysa Abdullah’a abdest almak zor geliyor.
Ercan: Bana kalırsa fazla endişeleniyorsun. Abdullah henüz yedi yaşında, on yaşına kadar namaz kılmayı öğrenecek, önünde üç yılı var. Acele etme sabırlı ol. Namazın bütün farzlarını bir çırpıda öğretme. Namazın farzlarından birini iyice öğrenince diğerine geçmelisin.
Ahmet: Abdullah’ın şuurlu bir şekilde namaz kılmasını ben öğreteceğim. Babam bu görevi bana verdi. Doğrusu bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim. Ona abdest aldırıyorum, sıra ayaklarını yıkamaya gelince; abi ne olur ayaklarımı yıkamayayım diye yalvarıyor.
Ercan: Vay küçük Abdullah vay demek ayaklarını yıkmak istemiyor. Oysa ayaklar dört beş gün yıkanmasa parmakların arasında kir oluşur. O kirleri ona fark ettir bakalım, hala yıkamamakta ısrar edecek mi? Bir de Ahmet ona namaz kılmayı zevk haline getirmeliyiz.
Ahmet: Nasıl yani?¿
Ercan: Küçükken babam beni camiye götürürdü. Caminin avlusunda beraber abdest alırdık. O ne yaparsa bende aynısını yapardım. Camiden çıktığımızda babam bana hep aynı şeyi söylerdi. “Allah çocukları çok sever, Allah müminleri de çok sever, Allah İslam dinini öğrenenleri ise çok daha fazla sever. Bende Allah’ın sevdiklerini severim. Söyle bana Ercan bu sevgimi nasıl kanıtlayabilirim?”
Ahmet: Ooo gelsin çikolatalar, şekerler, dondurmalar….. tamam buldum Ercan bizde Abdullah’a öyle davranırız. Bizimle camiye gitmeye bayılır.
Ercan: Bakalım abdest alırken ayaklarını yıkayacak mı?
Ahmet: Bize katılmak, beraber camiye gitmek, öyle hoşuna gider ki abdest almanın güçlüğünü fark etmez bile.
Ercan: Eminim öyle olacaktır Ahmet. Benim hayatımda yaşadığım en büyük güzelliktir. Ailece kıldığımız yatsı namazları… küçükken çok uykum geldiğinde bile babamın, imamlığında namaz kılmak çok hoşuma giderdi.
Ahmet: Yüce Allah’ın bize verdiği bütün nimetler kuşkusuz güzeldir. Ancak bizi huzuruna kabul etmesi, bizimde ailece onun davetine icabet etmemiz. Eşsiz bir nimettir. Hele o secdeye vardığımızda; yalnız Allah’ın huzurunda başımı yere süreceğimi bilmek beni müthiş rahatlatıyor.
Ercan: Ya tekrar ayağa kalktığımızda
Ahmet: Yani kıyama durduğumuzda mı?
Ercan: Evet… yani batılın karşısında durduğumuzu ifade ederken tepeden tırnağa bütün vücudum duaya durmuş gibi olur. Batıl’ın karşısında yıkılmadan dimdik ayakta durabilmek için en küçük zerrem bile duaya kalkar adeta.
Ahmet: Beni en çok etkileyen, yüzümü ne tarafa çevirirsem çevireyim Yüce Allah’ın üzerimde ki nimetimi görüyorum. Beni her taraftan nimetlere boğan rabbim için namaz kılmak asla ödeyemeyeceğim nimetler karşısında bir teşekkür etme fırsatı.
Ercan: Evet çok doğru çok güzel fırsat… Mehmet Alagaş bir kitabında şöyle diyordu: “Allah için ibadet etme fırsatını kaçırmayın. Zira cennette bile böyle bir fırsatınız olmayacak.”
Ahmet: Babam diyor ki Ercan Müslüman Müslüman’ı namazından tanır, namaz mümin’in kurtuluş akçesidir.
Ercan:Hani ezanda da haydin kurtuluşa diyor ya…
Ahmet: Birde Abdullah bize katılsaydı namazını itinayla kılabilseydi.
Ercan: Yani rüştünü kanıtlasaydı.
Ahmet: Rüşt kanıtlamak mı?, ben her 18 yaşına gelen otomatik men rüştünü kanıtlar diye biliyorum.
Ercan: Hayır Ahmet insanlar namaz kılmaya 7 yaşında başlar 10 yaşına kadar öğrenir. Ne zaman kendi başına büyüklerinin hatırlatması, uyarması olmada namaz kılma sorumluluğunu yüklenirse işte o zaman rüştünü kanıtlamış olur.
Ahmet: Evet kişinin namaz kılabilmesi için belli bir olgunluğa gelmesi gerekir.
Ercan: Hadi Ahmet radyolarının başında bizi dinleyen arkadaşlara artık rüştünüzü kanıtlayın diye seslenelim. Şüphesiz Allah yücedir ondan başka ilah yoktur. Öyleyse ne duruyorsunuz.
Ahmet: Haydin namaza haydin namaza haydin kurtuluşa haydin kurtuluşa, namaz bütün oynayacağınız oyunlardan daha güzeldir.