Ahmet: Biliyor musun Ercan bu yıl annemle babam hacca gidecek iki ablamı da beraberlerinde götürecekler
Ercan: Bunu duyduğuma çok sevindim.Dilerim Allah katında makbul olacak şekilde hac ibadetlerini yerine getirirler.
Ahmet: Ne diyorsun sen annemler o kadar uzaklara gidecekler, yorulacaklar birde makbul olmama durumu da mı var?
Ercan: İkiyüzlülük, gösteriş karışmış şuursuz yapılan bütün ibadetler Allah katında geçersizdir. Bir hareketi ibadete dönüştüren yegane iksir şuurdur.
Ahmet: Hac nasıl bir ibadettir? Yüce Allah neden iman edenlerin hayatlarında bir kez olsun Kâbe’ye girmesini ister? Kâbe’yi tavaf etmek, şeytan taşlamak, ihrama girmek insana neyi kazandırır? Doğrusu pek aklım ermiyor Ercan…
Ercan: Hac ibadeti insana elbette çok şey kazandırır. Her müminin. bulduğu ilk fırsatta bu ibadeti yerine getirmesi gerekir.
Ahmet: Rabbim bunu emrediyorsa gerekliliğinden hiç şüphem yok.. Hani biraz önce “bir hareketi ibadete dönüştüren yegane iksir.şuurdur.” dedin ya.. Benim öğrenmek istediğim haccın şuuruna varmak.
Ercan: Hac Allah’ın sembollerinden oluşan bir ibadettir.
Ahmet: Her sembolün sembolize ettiği bir hakikat vardır. İşte benim öğrenmek istediğim bu hakikattir.
Ercan: Tamam Elimden geldiğince anlatayım. Hacda ihrama girmeyi sormuştun… İhrama girmek, Rablerine doğru yolculuğa çıkan insanların Kendilerini dünyadan, dünyevi giysilerden, sembollerden arındırmasıdır. Bembeyaz kefene benzer ihram. kıyafetini giyip hacca varmak kefenlenip Allah’a varmayı sembolize eder.
Ahmet: Vayy beee…İçim bir tuhaf oldu. Birden aklıma çok uykum geldiği için kılmadan yattığım yatsı namazları geldi. Bazen de okula geç kaldığım için kılmadığım namazlar……….
Ercan: Bende geçen yıl yeni bir okula gittiğim için 15 gün kadar ikindi namazımı kılmadım. Okulda nerde namaz kılacağımı araştırıp öğrenene kadar onbeş gün geçti. Aklıma geldikçe çok üzülüyorum.
Ahmet: Sonu Allah’a varacak olan bir yolculuktayız. Şu kesinlikle bir gerçektir ki; yokluğumuzu Allah’ın rızasını kazanacak şekilde geçirmeliyiz.
Ercan: İşte hac da ihrama girmenin espirisi de budur. Ölmeden ölümü yaşayarak, yaşantımıza çeki düzen vermek
Ahmet: Hani derler ya; “Son pişmanlık fayda vermez.”
Ercan: Ölüm anında yapılan tövbeler, pişmanlıklar, keşkeler hiç fayda vermez. Bundan dolayıdır ki haccın farzlarından olan ihrama girmekte büyük yararlar vardır.
Ahmet: Peki Kabe’yi tavaf etmek kişiye ne gibi yararlar sağlar.
Ercan: Yeryüzü, gökyüzü ve ikisi arasındaki her bir varlık yüce Allah’ın kendisi için seçtiği yaşam yörüngesinde sapma göstermeden yürüyorlar. Yalnız İnsanoğlu , Yüce Allah’ın kendisi için seçtiği yaşam yörüngesinde yürüme serbestliğine sahip. Kabe yi tavaf etmek: “ Ya Rab alemde ki bütün yaratığın varlıklar gibi bende sana teslim oldum, yalnız senin dinin yolcusuyum, benim için seçtiğin İslam dini üzerine yürüyeceğim” düşüncesinin sembolize edilmiş hali. Yalnız Allah’ın dinine tabi olmanın göstergesi, verilen kararın beyanı…
Ahmet: Meğer ne yüce Anlamı varmış… Her ezan sesi duydukça dünyayı avuçlarımın içinde bir top gibi hissederim. Dünyanın sağından başlayan ezan sesi sola doğru kayarak okunduğunu yüreğimde canlandırırım. Yeryüzünde dağılmış koşuşturarak yaşamlarını sürdüren insanlardan bazıları ezan sesini duyunca hemen “Allah yücedir” diyerek secdeye vardıklarını görürüm. Bazıları ise umursamaz işlerine devam ederler. Her ezan okunduğunda umursamaz insanlardan olmaktan Allah’a sığınır hemen secdeye varırım. Bu davranışımla “ Allah’ım sana iman edenlerin içinde bende varım” düşüncesini aleme haykırırım.
Ercan: Dilerim yüce Allah hac ‘a gitmeyi nasip eder. Ve sen Kabe’yi tavaf ederken “Ya Rabbi alemdeki bütün yarattığın varlıklar gibi bende sana teslim oldum, yalnız senin dininin yolcusuyum” diyerek aleme haykırırsın.
Ahmet: Doğrusu bu koroya katılmaya can atarım.
Ercan: Bütün Müslümanlar gibi bende…
Ahmet: Birde Ercan duyduğum kadarıyla Safa ile Merve tepesi arasında sa’y yapılır. Bu ne anlama gelmektedir?
Ercan: SA’Y=Belirli bir hedefe ulaşmak için kişinin var gücünü kullanmasına denir. Hac a giden mümin ihrama girerek ölmeden ölümü yaşadı.Tavaf ederek Allah’ın gösterdiği yolda yürüyeceğine ant içti Ve her mümin bilir ki Allah yolunda yaşamak kolay değildir. Safa ile Merve tepesi arasında sa’y yaparak da Allah yolunda yaşamak için azami gayret göstereceğimizi sembolize ederiz.
Ahmet: Gayretsiz insan neyi başarabilir ki?... Bir de hepimizin bildiği gibi hac da şeytan taşlamak vardır. Peki bu ne anlama gelmektedir?
Ercan: İnsanın dosdoğru yoluna oturup saptırmak için çabalayan şeytana meydan okumaktır. Ona boyun eğmeyeceğimize dair Allah’a söz vermektir.
Ahmet: Ve hac da bir de kurban bayramı yapılır. Kurban kesilir buda herhangi bir anlam taşır mı?
Ercan: Elbette taşır. Mümin anlamsız, boş işlerden daima uzak durur. Bayram: kişinin irfana ve şuura kavuştuğu gündür. Şuurlu bir mümin Allah yolunda yaşama savaşında başlamadan zaferi elde etmiş demektir. Cehtimizin sonu zaferle biteceğine göre kutlamamızı hemen yapabiliriz. Çünkü şuurlu bir mümini hiçbir şeytani güç alt edemez.
Ahmet: Biliyorum çok soru soruyorum ama Ercan son bir soru daha..
Ercan: Ne demek çok soru soruyorum rahat ol. Ne güzel sohbet ediyoruz.
Ahmet: Kurban bayramlarında, hayvanları kurban etmek ne anlama geliyor?
Ercan: Hayvanları kurban etmek, aslında Allah yolunda yaşamamıza engel olan her bir şeyi tanımamanın sembolizesidir. Her tür insani zaafımızı Allah yolunda kurban etmeliyiz.
Ahmet: Allah’ın gösterdiği dost doğru yolda yürürken önümüze çıkan engelleri bir bir Allah’a kurban edeceğiz haa….
Ercan: Ayrıca Ahmet, müminler hac ibadetini yaparken bir birleriyle tanışıp dostlaşırlar. Dünyanın her bir yerinden gelen müminlerin tek bir yumruk halinde birleşmeleri için Allah iman edenlere fırsat yaratır.
Ahmet: Namaz kılmak için camiye gittiğimiz de 20-30 mümin gördüğümüzde nasıl içimiz kabarır mutlu oluruz. Kim bilir Kabe de binlerce, milyonlarca müminle beraber olmak ne büyük güzelliktir…. Yüce Allah’ım bu güzelliği bizlere de nasip et.
Ercan: Amin