Ahmet: Ercan Abi programa girmeden önce bir dinleyici tarafından eleştiri aldım.
Ercan:
Ses tonundan, yüz hatlarından olumlu bir eleştiri almadığın anlaşılıyor.

Ahmet: Evet olumsuzdu. Dinleyici aynen şunları söyledi: “ Evladım herkes çağ atlıyor, batı aya ayak basmış, dünyayı kontrolü altında tutuyor. Çağımız bilim teknik çağı. Çağa ayak uydurmak için bilim tekniğe önem vermeliyiz. Ülkemiz bilim teknikte oldukça geri. Ve ben 95.8 frekansından bilim tekniğin gelişmesine yardımcı olacak yayınlar duymak istiyorum. Oysa siz 14 yy. önce Araplara inen din üzerinde yoğunlaşıyorsunuz. Bilmez misiniz gelişen dünyamız çok gerilerde kalan bir dinden faydalanamaz. Bu gericiliğe artık son verin.” Dedi. Orta yaşın üzerinde olduğunu sandığım  bir insandan böyle sözler duymak beni hem çok şaşırttı hem de çok üzdü. Bana “ Akıl yaşta değil baştadır” sözünü doğrulattı.
Ercan:
Akıl her başta vardır Ahmet. Ama az ama çok, deliler hariç her başta akıl vardır. Mühim olan akla sahip olmak değil, aklımızı hayrımıza kullanarak, temiz akıl sahibi olmaktır. Oldukça ince planlar yaparak büyük soygunlar, katliamlar gerçekleştiren insanlarda akıl sahipleridir. Ancak akıllarını felaketlerini hazırlamada kullanırlar.

Ahmet: Aklıma bir duvar sözü geldi. “Allah insanlara akıl vermiştir ama prospektüsünü (kullanma talimatını) vermemiştir.
Ercan:
Yüce Allah hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır. Aklın prospektüsünü de vermiştir. Anlaşılan bu duvar yazısının  sahibi verilen prospektüsten bi habermiş. Aklı kullanma talimatını Kuran’ı Kerimden açık ve net bir şekilde öğreniyoruz.

Ahmet: Beni eleştiren amca Kuran’ı Kerim ve İslam dini için 14 yy. Önce inen din olduğunu, günümüzde bu dinden faydalanamayacağımızı söyledi. Bende ona: “ İslam dininin mazisi sadece 14 yy. değildir, İslam dini dünya kurulduğundan beri  vardır. İslam’ın doğuşu Hz. Adem’in peygamberliğiyle başlar. Batıl dinlerde hak dinin olduğu gibi insanlık tarihi kadar eskidir. Bundan dolayı hiçbir batıl dine mensup kişi, hak dine mensup insanlara gerici diyemez.”
Ercan:
Ne tuhaftır ki İslam dininden eski olduğu gerekçe olarak gösterip faydalanmayanlar; insanlığın doğuşu kadar eski olan güneşten faydalanmamayı hiç düşünmüyorlar. “ bu güneş çok eskiden kalma, ben yeni güneş isterim.” Demiyorlar. Hatta insanlığın doğuşu kadar eski olan aya ayak bastıkları için kasıldıkça kasılıyorlar. Şaşarım bu insanların aklına, onca eskimiş bir aya ayak bastılar diye bu kadar kibirlenmek niye? İnsan biraz vakarlı olurda ilk insan zamanından kalma topraktan çıkan sebze ve meyveleri yemez. Kaplumbağa kabuğundan çıkmış kabuğunu beğenmiyor. Eskiden yaşamış o küçümsediğimiz insanlarda kim oluyor; o sizin atanız, dedeniz.

Ahmet: Hem yer yüzünde yaşayan insan denen varlık, değişime uğramadı ki, dinleri de değişikliğe uğrasın.
Ercan:
Elbette insanoğlu varoluşundan beri bebeklik, çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemleri geçirirler. Her döneminde ihtiyacı bütün yy. lar da yaşayan insanların ihtiyaçlarının aynısıdır.

Ahmet: Bütün yy.larda insanların ihtiyaçları aynımıdır?
Ercan:
Tabi Ahmet. İnsanların her devirde ihtiyaçları aynıdır; ancak ihtiyaçlarını giderme şekilleri değişikliğe uğrayabilir. Mesela bütün insanların barınak ihtiyacı vardır; ancak geçen yy. da insanların barınağı tek katlı evler iken günümüzde apartman dairesidir.

Ahmet: Anlıyorum Ercan abi. İnsanların istek ve ihtiyaçları ilerleyen yıllarla değişmediğinden dolayı insanların istek ve ihtiyaçlarına cevap veren hak din İslam dini geçerliliğini kaybetmez. Tıpkı insanın yaşamak için güneşe, toprağa ihtiyacı olduğu gibi… bu gün insanlık güneş ve toprağa ihtiyaç duyuyorsa, güneş ve toprak önemini kaybetmez…
Ercan:
evet Ahmet bu gün insanlığın değişmeyen ihtiyacı yaşam biçimidir. İnsana tek yaraşan yaşam biçimi ise İslam dinidir. Bundan dolayı İslamiyet ilk doğduğu günden bu yana geçerliliğini kaybetmemiştir; kıyamete kadarda kaybetmeyecektir.

Ahmet: Peki Ercan abi bilim tekniğin insanlık için önemi nedir? İnsanlık bilim tekniğe ne kadar önem vermelidir?
Ercan:
Önemi olduğu kadar önem vermelidir. Sende iyi biliyorsun ki yüce Allah insanları kendisine ibadet etsin diye yaratmıştır. Ve yer yüzünde yaşayan insanlar intihara tabi tutulmaktadır. Yalnız Allah’a Kulluk edenler dünya- Ahret kurtuluşa ererken; herhangi bir izm’ e, ideolojiye, nesneye flamaya kulluk edenler dünya-ahret horluk ve zillete maruz kalacaklardır. Bundan dolayı biz müminlerin amacı yalnız eşi ve benzeri olmayan, bir olan Allah’a kulluk etmektir. Amacımıza ulaşmamıza yardımcı olacak her bir şey önemlidir bizim için. Fakat amacımıza ulaşmamız için etken değilse; şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: “Müslüman boş şeylerden yüz çevirir.”

Ahmet: Ercan abi sanırım bilim teknik ilerlemeleri, amacımıza hizmet ettirebiliriz.
Ercan:
evet Ahmet onların her birini amacımıza hizmet eden bir araç gibi kullanabiliriz. Bir uçak afrika da açlıkla mücadele eden insanlara ekmek kavuşturabilir; çeçenistanda ki masum insanlara bombada taşıyabilir. Bizler teknik gelişmeleri kutsal amacımıza hizmet ettirdiğimizde bilim teknik önem kazanır.

Ahmet: Yanlış sezinlemiyorsam Ercan abi; günümüz insanları bilim tekniği, servet ve konforu artırmada kullanıyor.
Ercan:
Kesinlikler doğru… bu gün bilim adamları servet ve konforu artıran şeylerle ilgileniyor. Konforu, lüksü, güzelliği uygarlığımızın karmaşıklığını ve büyüklüğünü zaafımız yüzünden sevk ve idare edemeyeceksek, bunları artırmak neye yarar? Uçaklar bizi birkaç dakikada avrupaya ve çine götürdüğü zaman hangi gerçek ilerleme gerçekleşmiş olacak. Bize ahlak, zeka, sağlık, irade kuvveti, güven ve huzur verecek olan şeyler, mekânik, fizik ve kimyevi bilimler değildir.