Ercan: Ramazan bayramın mübarek olsun Ahmet.
Ahmet: Teşekkür ederim Ercan senin ki de mübarek olsun.
Ercan: Tüm İslam alemine mübarek olsun. İnsanlığa mübarek olsun.
Ahmet: Çok yürekten konuştun Ercan…
Ercan: elbette yürekten dua ederim… Bir Kuran’ı Kerim ‘in mükemmelliğini görür, bir insanlığa bakarım. İçim yanar… İkisi bir birleşse bir birleşse Ahmet, bütün problem ortadan kalkacak. Nereye baksam nerde bir eksiklik görsem orada Kuran dan bihaberlik görüyorum. Kuran’dan uzak yaşamak problemli yaşamak demek. Kuran’dan uzak yaşamak zor yaşamak demek. Kuran’dan uzak yaşamak zillet içinde, hor ve hakir yaşamak demek. Kuran’dan uzak yaşamak insana yakışmıyor.
Ahmet: Sana katılıyorum Ercan… Katılıyorum da bayramla bunun ne alakası var?
Ercan: Yüce dinimizin simgesidir bayramlar. İnsanlığa mübarek olacak mükemmel bir simgedir.
Ahmet: Ben beni bildiğimden beri büyükler bayramda karşılaşınca “Bayramınız Mübarek olsun.” Derler. Doğrusu bende diyorum fakat ne anlama geldiğini bilmiyorum. Bana anlatır mısın Ercan.
Ercan: Elbette Ahmet. Sende bilirsin ki bir kayısı çekirdeğinde kayısı ağacı olma özelliği vardır. Toprakta ise bir kayısı çekirdeğini bünyesinde barındırıp ağaç oluşturma özelliği vardır. Ancak çekirdek toprağa düşmedikçe ağaç oluşmaz. Dolayısıyla toprak ve çekirdekteki ağaç oluşmasını sağlayan özellikler açığa çıkmaz, yok olmaya mahkumdur. İnsana gelince onda yaratılanların içinde en değerli varlık olma özelliği vardır. Kuran’ı Kerimde ise bir insanı en değerli varlık etme özelliği vardır. İnsanın eşrefi varlık olabilmesi için Yaşam sınırları Kuran’ı Kerimde mevcuttur. Ancak Kuran’ Kerim ve insan bir araya gelmezse her ikisinin de bünyesinde barındırdığı üstün özellik yok olacaktır. Kuran’ı Kerimin ve insanın birleşmesi Müslüman ı oluşturur. Tohumun toprağa düşüşü, toprağın tohumu sarması, nasıl ki mükemmel bir ağacın oluşmasının başlangıcıdır; insanın Kuran la buluşması da Mükemmel insanın oluşmasının başlangıcıdır…
Ahmet: Yanlış anlamadıysam Ercan mübarek, insanın Kuranla buluşmasına vesile olan demektir. Ramazan bayramınız mübarek olsun temennisinde bulunmak; bu bayram sizin kuranla bütünleşmenize zemin hazırlasın,vesile olsun anlamına geliyor diyebiliriz değil mi?
Ercan: Elbette diyebiliriz. Mübarek olması bir etkileşimdir, bir ateşlemedir, pozitif bir uyarıdır. Arabadaki marş motorunun, motoru çalıştıran pistonları harekete geçirerek motor güçünü ortaya çıkarması gibidir.
Ahmet: Sanırım anlıyorum Ercan. Hareketsiz bir varlığın harekete geçmesi gibidir. Kişinin hayrına olan aksiyonun vuku bulmasıdır mübarek olmak. Kişinin yaptıkları eğer hayrına değilse, bir nevi cansız gibi olmaktır. Asıl olanı yaşayamayan bedene canlı denmez elbette.
Ercan: Asıl olan nedir?
Ahmet: Allah’ın gösterdiği yolda yürümek. Yani Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölmek. Çünkü dönüş ancak Allah’a dır. Ve bütün güç ondadır. Çekinilmeye de, korkulmaya da, kul olmaya da yalnız Allah lâyık dır.
Ercan: Peki Allah’dan başkasına kul olanlar… Veya Allah’a kul olmakla birlikte başka şeylere de kul olanlar. Başıboş olanlar. Rüzgarın önünde sürüklenen kuru bir yaprak gibi oradan oraya sürüklenenler. Bu insanlar bilmiyor Ahmet. Bu insanlar senin bildiğini benim bildiğimi bilmiyorlar. Allah’ı biliyorlar ama onu tanımıyorlar. Tanısalar Allah’a ait olan özellikleri hiç başkalarına atfederler mi? Bilmeleri gerekiyor yaratanlarını. Bilmeleri gerekiyor kula kul olunmayacağını. Bilmeleri gerekiyor kurtuluşun yalnız Allah’a kul olmak olduğunu. Bilmeleri gerekiyor Allah’a nasıl kul olunduğunun Kuran’dan öğrenildiğini.
Ahmet: Konuşmamızın başındaki yürekten temennini şimdi anlıyorum. Dileğim bayram, ramazan Kuran’dan bihaber yaşayanlara mübarek olur.
Ercan: Peki Kuran elinde, peygamberin öğretisi yüreğinde Allah’ın rızasını kazanmak için yaşayanlar… duamızda onları da eksik etmeyelim Ahmet. Müminleri de takvalı, hikmetli, hayırlarda yarışan, yarışta öne geçenlerden olması için dua edelim. Ramazan bayramı onlara da mübarek olsun.
Ahmet: Elbette, elbette Ercan bayram müminler içinidir.
Ercan: Müminlerin kaçınılmaz zaferlerinin kutlamasıdır.
Ahmet: Müminler zaman zaman mağlubiyete de uğrayabilirler ama.
Ercan: Sözünü ettiğin mağlubiyet hiçbir zaman sonuç değildir. Ancak cennete giden yolda ilerleyenler varabilir. Yolculuk meşakkatli olsun, müreffeh olsun fark etmez. İnananlar şüphesiz üstün olacaklardır.
Ahmet: Ramazan bayramında halamlarla bayramlaşmadık Ercan. Yazın halamın kayınvalidesi vefat etmişti. Bu onun öldükten sonraki ilk bayramıymış bundan dolayı halamlar bayram ziyaretine çıkamadılar. Herkes onları ziyarete gitti. Yas bayramı olduğu için babamla annem halamlara gittiklerinde bizi götürmediler.
Ercan: Bayramda matem tutmak mı? Çevremde bende şahit oluyorum. Oysa peygamberimiz yas bayramı kesinlikle yapmamıştı.
Ahmet: Bedir, uhud, hendek savaşında bir çok şehitler verilmişti. Onların şehit olmasından sonra gelen ilk bayram yas bayramı olmadı mı?
Ercan: Hayır olmadı. Böyle bir şey olamazda bayramın mahiyetine ters düşer. Bayram kişinin İslami şuura ve irfana kavuştuğu gündür. Bayram Allah’a teslim olmuş İslam’a gönül vermiş müminlerin doğrul yolda olmanın getirdiği güzellikleri bütün benliğinde hissetmesidir. Bayram Müslüman olarak yaşama mutluluğunu içine sığdıramamaktır. Bayram mümin’in doğru yolda olma coşkusunu mümin kardeşiyle paylaşmasınıdır. Bayram mümin’in din kardeşleriyle beraber olup Allah’a verdiği ahdi unutmadığını, ilk günkü canlılığıyla yüreğinde yaşadığını haykırmasıdır. Bayram müminlerin gayr-i Müslimlere meydan okumasıdır. Bayram batılın karşısında kıyama duruşun göstergesidir.
Ahmet: küçük büyük herkes yaşamak ister bayramları.
Ercan: İnsanların toplum olarak sevinmeye ihtiyacı vardır. Müslümanlar ise toplu şekilde bayramlarda sevinirler. Sözde Müslümanlara bu zor gelir. Onlar için bayram günleri, tatil yapma, piknik yapma fırsatıdır.
Ahmet: İşte bunu hiç sevmem.bayramlarda bayramı yaşamak gerek.
Ercan: bayram; bayramlarda bayramı yaşayanlara mübarek olsun.