Ahmet: Bu gün çok heyecanlıyım Ercan. Program bitiminde amcamlar, halamlar hep beraber Battalgazi deki yatıra gideceğiz.

Ercan: Yatıra mı?, Hasan Basri hazretlerinin kabrine mi gideceksiniz?

Ahmet: Evet, o çok iyi bir Müslüman’mış, onu ziyaret edeceğiz ki bize de sevap olsun.

Ercan: Dur bir dakika; kabirleri ziyaret edince sevap kazanmak mı?.. Yüce Allah’ın Kuran’ı Kerimde benden böyle bir istekte bulunduğunu bilmiyorum. Dahası yüce Allah’ın bizi sorumlu tutmadığı davranışlardan mükafat alacağımızı da bilmiyorum.

Ahmet: Daha öncede gitmiştik halam ve annem dilek dilediler.

Ercan: Ahmet hiç ölü duamıza cevap verebilir mi? O kendisine bile fayda ve zarar vermekten acizken bizler için nasıl faydalı olabilir? Bak Fatır suresi 22. ayeti kerimede Yüce Allah ne diyor: “ölülerle diriler eşit olmaz. Gerçi Allah, her dilediğine işittirse de sen kabirdekilere işittirecek değilsin.

Ahmet: Öyleyse yatırlara gidip dua ettiğimizde ölü bizi duymuyor bile.

Ercan: Elbette onlar duamıza cevap veremezler. Dua ettiğimizde duamıza yalnızca Allah’u Teala cevap verebilir.

Ahmet: Fakat Ercan yatırlar öyle kalabalık ki onca insan yanılıyor olabilir mi?

Ercan: Yüce Allah Enam suresi 116. ayeti kerimede: “yer yüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan şaşırtıp- saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar……” diyor. Yanlış olanı çok kişinin yapması o işi yanlışlıktan kurtarmaz. Yanlış ve doğruları müminler Kuran’ı Kerimden öğrenir. Ve doğru yolda tek başına da olsa doğruluğundan hiç şüphe etmez.

Ahmet: Anlıyorum Ercan; Yüce Allah bana Kuran’ı Kerimde namaz kılmamı emrediyor. Bende beş vakit namaz kılıyorum ve bunun doğruluğundan eminim. Çevremde herkes namaz kılmasa da, bu benim namaz kılmamın yanlış olduğunu göstermez.

Ercan: Bu oldukça güzel bir örnekti.

Ahmet: Birde Ercan, bu yatırlarda ki kişiler yaşarken Allah’ın veli kullarıymış. Anneannem diyor ki; “Cenab-ı Allah veli kullarına olağan üstü özellikler verir.”

Ercan: Ne gibi?

Ahmet: Mesela ahrette; razı olduğu insanların cennete gitmesine sebep olacakmış.

Ercan: Fakat Necm suresi 31. ayeti kerimede yüce Allah: “…… kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracağını, güzellik yapanları ise daha güzeli ile mükafatlandıracağını” söylüyor.

Ahmet: Ben bu ayeti kerimden kişinin cennete ve cehenneme gitmesi kendi eliyle yaptıklarından dolayı olduğunu anlıyorum.

Ercan: Evet o gün Allah’ın veli kulları avukatlığımızı da yapamayacak.

Ahmet: dahası evliyalar aynı anda bir çok yerde olabilirlermiş.

Ercan: Vay beeee Süpermen gibi… Süpermen den de güçlü; öldükten sonra bile insanların duasına cevap verebiliyor…. Hayır hayır Ahmet beni iyi dinle: veli çok sevdiğinden himaye eden koruyan demektir. Evliya ise velinin çoğulu yani veliler demektir. Yüce Allah; yalnız Allah’ın rızasını amaçlayan ve bu yolda gayret gösteren müminleri korur, onları dosdoğru yolunda yürürken önlerini açar.

Ahmet:  Pekiyi veliler çevresine faydalı olamaz mı?

Ercan: Elbette Allah’ın veli kulları kendilerine ve çevrelerine oldukça faydalı kişilerdir. Çünkü onlar hanif mümindir. Hanif müminler çevrelerine hakkı söyleyip, çirkinliklerden alıkoyduklarından dolayı onlar bir ziyalık abidesidir.

Ahmet: Pekiyi Ercan Allah’ın veli kulları öldükten sonra ne derece etkili olabilirler?

Ercan: Bıraktıkları ölmez eserler oranında etkili olabilirler. Mesela Allah’ın dinini anlatan güzel bir kitap bırakırlarsa yada iyi bir insanın yetişmesine neden olurlarsa öldükten sonrada güzel etkileri sürecektir.

Ahmet: Bu konuyu çok iyi anladım, teşekkür ederim Ercan. Şimdi kafamı karıştıran; insanlar Allah’ın veli kullarına neden olağan üstü vasıflar yüklüyor?

Ercan: Hııı  Yüce Allah insanların içine kendinden yüce varlığa itaat ve ibadet etme duygusu vermiştir. Yaratanlarını bulsunlar diye…. Ancak Müslüman olarak yaşamayan bu insanlar içlerinde ki Allah’a itaat ve ibadet etme boşluğunu bir başka varlıkla doldururlar. Hiç Yüce yaratanlarını iyi tanısalar, ona ait vasıfları başkasına atfederler mi?

Ahmet: Evet, Altını iyi tanımayan bir insan, altına ihtiyacı olduğunda, kendisine altın diye gösterilen sarı bir madene altın değeri verebilir. Fakat altını iyi tanısa, bilse asla altından başka madene altın pahası biçmez.

Ercan: Senin bu örneklerine bayılıyorum.

Ahmet: Bende seninle sohbet etmeye…