Ahmet:  Evet Ercan bundan böyle söyleşimize seninle devam edeceğiz. İnanıyorum ki seninle de dinleyicilerimize ışık tutacak, bir birinden değerli konulara değineceğiz.

Ercan: Dilerim öyle olur Ahmet.

Ahmet: Ercan… Nedir senin isminin anlamı? Nerden  duydum bilemiyorum, acaba doğrumu onu da bilmiyorum . Ercan ismi Allah’ın en çok sevdiği isim biliyorum.

Ercan: Allah’a atfedilen sözlerin mutlaka delili olmalı. Yüce Allah bizimle ancak Kuran’ı Kerim aracılığıyla konuşur, bu nedenle bizler ancak Kuran-ı Kerim’ de ki sözleri Allah’a atfedebiliriz.

Ahmet: Kuran’ı Kerim de Ercan  Allah’ın en çok sevdiği isimdir diye yazmıyor değil mi?

Ercan:Dediğin gibi bir cümle yok Ahmet. Fakat yüce Allah insanların içinde yalnız kendisine kulluk yapanları sever. Kendisine ortak koşanları sevmez. Ercan Allah’ın kulu demektir. Allah’a kulluk eden insan demektir. Allah ise kendisine kulluk eden insanları dünya ahret koruması altına almıştır.

Ahmet: Bir dakika Ercan kafam karıştı..Ben Allah’a kulluk etmeyen, namazını bile kılmayan bir çok insan biliyorum onlar öyle refah içinde yaşıyorlar ki… Birde bizim bodrum katta oturan Yakup amca var.  İnanıyorum ki yalnız Allah’a kul oluyor, babam onun için “ Yakup hanif bir Müslüman” der ancak yaşantısını zor şartlarda sürdürüyor.

Ercan: Demek istediğimi anlamadın Ahmet… Allah’ın kullarını koruma altına alması onların ekonomi düzeyini yükseltmekle tecelli etmez.

Ahmet: Ne bileyim insanın ekonomi düzeyi yükselmeyince bir çok nimete sahip olamıyor. Yakup amcam Kuran’ı Kerim tefsir kitaplarını, yada muteber insanların kitaplarını kitapçı dan satın alıp okuyamıyor, sık sık bizim evdeki kütüphaneye bakıyor onlardan seçip alıyor.

Ercan: Kendi satın almasa da değerli kitapları bir şekilde temin edip yararlanıyormuş. Önemli olanda bu değimli?

Ahmet: Piyasaya yeni çıkan yada kendisine tavsiye edilip de bizde olmayan kitaplardan söz ederken yarı mahcup bir tavır takınması doğrusu beni üzüyor. Babam her ne kadar “Yakup senin sayende bu değerli kitaplardan bende haberdar olup okuyorum.” diye rahatlatsa da Yakup amcamın minnettarlığı geçmiyor.

Ercan: Ahmet gerçekten çok değerli bir komşunuz varmış.

Ahmet: Babamda öyle söylüyor. Özgün fikirlerini kaleme alır babama okuturmuş. Babam ileride çok iyi bir yazar olacağını düşünüyor.

Ercan: Yürekten inanıyorum… Yalnız Allah’a kulluk eden insanları yüce Allah koruması altına alır. Bak Yakup amcamda buna örnek değil mi? Bir çok insan aylak aylak vakit öldürürken Yakup amcan Allah’ın kendisine verdiği sağlık ve  zaman nimetini nede güzel değerlendiriyormuş. Eminim onda stres ve stres den oluşan hiçbir hastalık olmaz.

Ahmet: Çünkü Yakup amcam Allah’ın koruması altında. Ben Allah’ın ahret de bütün müminleri koruyacağını çok iyi biliyorum. Ancak dünyada Allah kullarını nasıl korur? Bu korumanın sınırı nedir.? İman etmeyenler Allah’ın korumasından hiç mi yararlanamazlar.? Öyleyse onların rahat rahat yaşaması ne anlama geliyor?

Ercan: Bak Ahmet hükümdarlar ülkelerini ve halkını korumak için bir takım yasalar çıkarır, sınırlarını koruma altına almak için ellerinden gelenleri yaparlar. Sende  bilirsin ki yüce Allah yeryüzü, gökyüzü ve ikisi arasında kilerinin maliki ve tek hükümdarıdır. İnsan dışında bütün yarattıkları yalnız Allah’ın çizdiği yörüngede yürürken, insan yolunu seçme serbestisine sahiptir. Allah insanı helal-haram ve farz ibadetlerle koruma arlına alır.

Ahmet: Helal ve haramlar ve de farz ibadetler bizi nasıl korur?

Ercan: Açıklayayım. Örneğin Alkollü içki haramdır ve biz bu harama riayet ettiğimizde Alkollü içkinin bize vereceği tüm zararlardan kurtulmuş oluruz.  Allah’ adına kesilmiş hayvanların eti, süt, bal, meyveler gibi yiyecekler helaldir. Bu helallere riayet edip yediğimizde bu yiyeceklerin bize vereceği bütün faydalardan yararlanmış olacağız. Farz ibadetlerden; abdest alarak ve namaz kılarak beden ve ruh sağlığımızı korumuş olacağız.

Ahmet: şimdi çok iyi anlıyorum. Helal ve haramlar üzerimize farz kılınanların hepsi insanların faydasınadır. Yüce Allah bunlarla kullarını korur.

Ercan: Kuran’ı Kerimde Allah yalnızca kendi dini üzerine olanlara kulum diyor. Müslüman olmayanlara kulum bile demiyor.

Ahmet: Müslüman olmayanlara nasıl hitap ediyor?

Ercan: Ey kafirler Ey insanlar, gibi hitaplar kullanıyor.  Onları cehennemle, kıyamet günüyle korkuturken; Allah’a kul olmayı tercih edenleri cennetle müjdeliyor.

Ahmet: Tüylerim diken diken oldu Ercan. Demek Allah’ın dini olan İslam dini üzerine olmazsak , yüce Allah bize kulum bile demeyecek…

Ercan: Allah’ın kulum demediği bir insanın tutunacak hiçbir dalı kalmamıştır. Rüzgarda savrulan,ne yöne gideceğini bilmeyen çer-cöp gibidir. Kendisini koruması için Allah’ın lütfettiği çelik zırhı çıkarıp atmıştır. Dünyada yaşamını sürdürmesi; ona tanınan imtihan fırsatıdır. Onlar azıcık dünya nimetinden faydalanırlar.  

Ahmet: Anlıyorum. Allah’a kul olmak kurtuluştur. Allah’a kul olmak izzettir.

Ercan: Her insanın fıtratında, bir olan Allah’a kulluk etme duygusu vardır. İnsanlar Allah’tan yüz çevirerek fıtratlarındaki bu duygunun üzerine sünger çekerler.

Ahmet: Allah’ın ayetlerinden yüz çevirmek insanı ne büyük tehlikelere sevk ediyor.

Ercan: Evet , kişinin içindeki Allah’a kul olma duygusunu köreltiyor.

Ahmet: istersen Ercan radyomuzun mikrofonundan tüm insanlara seslenelim “içinizde ki Allah’a kul olma arzusunu sakın köreltmeyin. Ölüm anı gelip, vakit çok geç olmadan yalnızca bir olan Allah’a kul olun.”

Ercan: Bu sese kulak verenler en alçaktan en yükseklere çıkacaktır. Çünkü kula kul olmaktan kurtulacaklardır.

Ahmet: Dilerim Ercan ismine yakışır bir hayat yaşarsın.

Ercan: Dilerim.